türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2015 Çarşamba


Ne o, yakışıklı çocuğu görünce hemen atladın bakıyorum? Hmm?
Hayallerinizi yıkacağım ama manganın asıl kahramanı bu yağuşuklu değil.



Bu dede. Ta kendisi. 

Bu amcamız ciğerimi yaktı, öyle böyle değil. Hali içler acısı.
"Ay Japonlar çok saygılı millet" diye bikbikleyenin suratına suratına fırlatılası bir seri.

Yeni mangamızın konusu şöyle:
Bu dedemiz, İnuyashiki, evli ve iki oç babasıdır. (Niye küfrettiğimi okuyunca anlarsınız.) Bu karısı olacak yağ tulumu ve iki oç'u, senelerce sırf onlar için çalışmaktan totoma dönmüş, ne yapıp edip para biriktirip ailesi için müstakil ev alan evliya gibi babalarını beğenmemekte, hor görmektedirler. İnuyashiki de Türk değil ki anam, "böyle çoluk çocuk avrat mı olur hağuna" diyip ekleştiriversin iki tane. Caponcuk bu. 

Velhasıl, bu adamcağızımız hiç bir şeyden şikayet etmez, ağrıyan sırtım bükülen belim demeyip hala çalışmaya devam etmektedir. Adam 58 yaşındadır ama 88 gösterir. Doktora gittiğinde mide kanseri olduğunu, 3 aylık ömrü kaldığını öğrenir. O vakit oturup düşündüğünde, şu dünyada baki kalan bir hoş sedası bile olmadığını anlar. Ardından üzülecek bir köpeği vardır. Kuş uçmaz kervan geçmez bayır bir yerde itine sarılıp ağlarken tepesine uzaylılar iner ve.... 

Noluyoruz ya? 

Küçük Emrah filmi anlatırken Hollywood'a sıçrayış yapıverdik. Vallahi öyle oldu.

Meşhur Seinen serisi Gantz'ın mangakası Oku Hiroya'nın aksiyon, dram, bilim kurgu türündeki yeni serisi İnuyashiki ile tanıştınız. Umarız memnun olursunuz. 

Oku Hiroya'dan her şeyin ama her şeyin beklenebileceğini sadık okuyucuları iyi biliyorlar. Çizimlerinin gerçekçiliği ayrı, konunun sahiliği ayrı vuruyor. O sahicilik içine kattığı doğaüstü öğeler ve olay örgüsü ise sıradan insanın hayal gücünün çok ama çok ötesinde.

Kaliteli çevirisi ve yetenekli diliyle sevgili bağımsız çevirmenim Oramakomaburamako çevirdi, ben de Mataramasuko düzenledim. 


Düzenlerken ettiğim küfrün hadde hesabı olmadı yalnız.
Mangayı okurken o kadar içselleştirmemiştim ancak editlerken her balondaki konuşmayı tek tek alıp yapıştırıyorsunuz ya hani, ben de o sırada her birine tek tek cevap verdim. 

-----Dikkat ağız bozuluyor, bozuluyor... aha bozuldu.-----

- Çık kiçikmiş...Piç! 
- Beğenemedin mi tüylü bamyeaaa!
- Kimsin lan sen ergen bozuntusu!
- Bak bak bak laflara bak laflara.
- Piç kurusu.
- O lepiskalarını elime dolayıp o kolilerin içine gömsem beeee.
- Piçin evladı! (pardon dede kusura bakma)
- Ay bu da kadın olcak adamcağızı koydu gitti insan utanır be!
- Baban kazansın sen ele yedir afferim beyinsiz piç.
- Önce donunu kendin yıka öyle konuş lepiska!
- Ay bu kesin komşu oğluna kancayı atacak görüyor musun, babasını rezil edecek bir de.
- Oğlunu dövmeyen dizini döver yaaa gördün mü İnüş dedee??
- %&/()=?+^&/(^

(Acaba konunun başına +18 mi yazsaydım. Nys...)

Okuyucularım, ben normalde böyle biri değilim. Şiddete meyyalim vallahi dertten! 
Okuyun derdime derddaş olun! 

Daha hikayenin başındayız ama, hatırlatayım. Çok değişik mevzular bizi bekliyor.


Bu yazıyı yazmadan az önce bölümü manga-tr'ye yükledim ve sevgili mangatr müdavimlerinin onayına sundum. Serinin etkileyicinin anlaşılması açısından örnek teşkil etmesi için, chatbox'ta bölümü henüz okuyan arkadaşın tepkisini paylaşmak istiyorum. Kendisi yetkili görünümlü yetkisiz bir abi olup, sitenin helpdeskidir.

o forever ben oluyorum. :p

Bu da devamında şımaran ben: 

- istedi işte?!
(olsun ben yalvarmalarını istiyordum nihahah)


Yani, bir okuyan bir okumayan pişman sayın seyirciler :p

Uzun lafın kısası, online okuma linkleri:   Manga-tr tık.      Batoto tık.  
İndirmek için de buraya tık.

Çevirmene "tişikkirlir tirkinimi" demek içinse şuraya tık.

Görüşmek üzere! :)



8 Haziran 2014 Pazar
Bu cümle yüzyılın yalanı olup, söyleyen 
hiç bir kadın kendi dediğine inanmamaktadır.

Yalnız Kadının Hikayesi mangasının 3. bölüm çevirisi hazır.

Bu seferki hanım kızımız, arkadaşlarının gazına gelip aldatılma paranoyasına giren 26 yaşında bir ofis çalışanı.

Bu çalışmayı, sevgililerinin/eşlerinin paranoyak davranışlarına maruz kalan beylere ithaf ediyorum. Göreceğimiz üzere, bu mevzu Dünya'nın her yerinde aynı. Kız arkadaşlarıyla bir araya gelen bir kadın, günün devamında Tripgül'e evrilerek gecenizi size zehir eder. 15 yaşında da olsa, 25 yaşında da, 35 yaşında da bu böyledir. İşiniz zor, hak veriyorum. Yalnız bazılarınız enselenebiliyor böyle durumlarda. Aslında Cem Yılmaz'ın Aldatan Erkek Nasıl Davranır isimli çalışması bu olayı çok güzel özetliyor: "Kim söyledi yea?"

Bakalım bu bölümün kahramanı, paranoyasında haklı çıkacak mı?

Buyrun.



7 Haziran 2014 Cumartesi




Komşunun wireless'ından bildiriyorum. Malumunuz, manga çeviricileri olarak emeği geçenlerin tanıtımını en başta yaparız, ben de bu yazımda emeği en çok geçen komşumun varlığını anmak istedim. Sank yu sayın komşum. Sebebim olmasa inan internetini kullanmazdım, sorry. En kısa zamanda helva yapmayı öğrenip size de getircem söz. 


Bir önceki postu okuduysanız Wanoja lafı tanıdık gelmiştir. Endonezyalı Fevzi Zülfikar Abimizin çizip nette yayınladığı, komedi ve okul hayatı ağırlıklı bir çizgi dizi. 


Şimdi olayımız şu: Galih Gunawan diye kara kuru bir gencimiz var. Batıl inanışlar üzerine bir kitap okurken, Wanoja efsanesine rastlıyor ve okumaya başlıyor. "12. ayın 12. günü saat onbuçukta yanmış mumum, tam 35 yıl oldu ihtiyar bir çocuktu güzel ruhum.."


Değil tabi. Mangada burayı çevirirken hep bu şarkı geldi de aklıma, dayanamadım pardon.


Şimdi bu efsaneye göre, 12. ayın 12. gününde saat tam 12'de kişi bir şekilde bilincini yitirirse, ruhu bölünüp bir yarısı başkasına gidiyor ve bir kadına dönüşüyor. Bu kadının ruhu eski kişinin ruhu olduğu için sadece vücut değiştirmiş bir ikinci kişi oluyor. Bu kadına Wanoja deniyor. Anlaşıldı mı? I-ıh? Okuyunca anlarsınız.


Şimdi bu Galih denen gerizekalı bu efsanenin anlatıldığı kitabı, yolda yürürken okuyor. Bu Endonezya denen Uzakdoğu memleketi bizim buralardan pek farklı olmasa gerek, Galih tam bu satırları okuduğu sırada kafasına bir işçinin tuttuğu boruyu yiyor ve bilincini kaybediyor. Bence müstehak. Yolda yürürken kitap okunur mu la. Yersin kafaya böyle boruyu.


İşin ilginç tarafı bu olay tam kitapta anlatıldığı gibi 12. ayın 12. günü saat tam 12'ye denk geliyor ve Galih bayılıp bilincini kaybettiği sırada ruhu bölünüyor ve bu kaybolan yarım ruh, Ratna diye güzel bir kız oluyor. Görünüş kız, ancak akıl fikir tamamen Galih.


Tesadüfe bakın bu kız, tam o sırada Galih'in okuluna nakil oluyor ve sınıfına dahil oluyor. Tam bu noktada olaylar başlıyor. Kadınlığın inceliklerinden bihaber Galih pardon Ratna, genç liseli bir kız olmaya alışabilecek mi? Yaşadığı tuhaflıklarla beraber sınıftakilerle arasında neler geçecek?


Şunu da söyleyeyim, Japon mangalarından, manhwalardan falan oldukça farklı bir çizgi şeys bu. Okuyunca farkedeceksiniz, ben kültürlerinin farkına yordum. Çizer abinin memleketi olan Endonezya, halkının %90'ı Müslüman bir ülke. Hem çizer abinin adının Fevzi Zülfikar olmasından anlamışsınızdır zaten. Endonezyalıların Hicaz bölgesini çokça ziyaret etmelerinden başka pek şey bilmiyorum haklarında. Bir de ülkenin Japonya'nın güneyinde olup, meşhur Sumatra kahvesinin anavatanı olduğunu biliyorum evet. İşin özü ben biraz bizim mizah anlayışımıza yakın buldum bu seriyi. Bu yüzden aralarda Türkçe argo kelimeler kullanmaktan çekinmedim. Japon serilerde pek doğru bulmuyorum Türkçe argo kullanımı kullanılmasını çünkü feci sırıtabiliyor (okuduklarımdan Beelzebub'ı bunun dışında tutuyorum, oraya çok yakışıyordu) , lakin buraya yakıştığı kanaatindeyim.


Şimdi bu kadar övdükten sonra bir mevzu daha var söylemem gereken, Fevzi Abi 9. Bölümde seri gidişatını mahvetmiş tabiri caizse. Sonucunda hayal kırıklığına uğrayacağımız bir seri de olabilir, baştan uyarayım. Yine de gittiği yere kadar çevireceğim.


Beğenmeniz dileğiyle. Okuyanların fikirlerini paylaşmalarını rica ediyorum. :)


Wanoja 1


İndirmek için tıklayın.

Online okumak için tıklayın.

Wanoja 2


İndirmek için tıklayın.

Online okumak için tıklayın.

Wanoja 3


İndirmek için tıklayın.

Online okumak için tıklayın.




12 Mayıs 2014 Pazartesi

2. bölüm hazır. Patron izinde, tesadüf iş pek yok. Patron izinde olduğu için başıma çıkarılan fuzuli iş de yok. Hazır boştayken akşam editlediğim mangayı buraya atıvereyim.

Bu seferki "yalnız kadın hikayesinin" kahraman üniversite öğrencisi, terkedilmiş bir kızcağız. 

Resimde göründüğü kadar zavallı mı acaba?

Bu bölümü olduğu gibi atıp, "ahanda sen busun!" demek istediğim arkadaşlarım var. Eminim her genç kadının vardır. 

Bir denesek mi acaba?


Oyalanan ne yav?

Bendeniz efendim. Dikkat dağınıklığı göbek adım, oyalanmak hayatımın bir parçası. İşte bu oyalanmalarım neticesinde başlayıp yarım bıraktıklarımın güncesini tutmak istedim.
Hoş geldiniz :)

ps: Yukardaki abla Honey&Clover'dan Hagu olur, çok severim zatını.

(bunu yazarken bile canım sıkıldı gideyim bir çay alayım)

Ne idüğüm burada belli.

Fotoğrafım
Hayat tarzım blögümün adı Çok severim anime mangayı

Feysbuk sayfamız

İzleyiciler

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © her türlü oyalanan - Black Rock Shooter - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan