2 Nisan 2015 Perşembe

İtiraf:
Ben bu resmi Hesperion'un blogunda görüp orijinal çizim sanmıştım. 
Ondan başlamıştım mangaya aslında. Meğer fanartmış. Nys...


Bu yazıyı o kadar uzun zamandır yazmak istiyorum ki, yazmak istediklerim birikti, umarım toparlayabilirim. Batoto insanları neden bahsedeceğimi gayet iyi biliyorlar.

Batoto ana sayfası bundan yaklaşık 7-8 ay önce, yanıbaşında mini mini Türk bayraklarını tutmuş gelen bin atlı akınlarda çocuk gibi şen Hesperion çevirileri ile tanıştı. 


Bu grubun çevirdiği tek manga vardı; Hiroyuki Nishimori'nin 1988'den 1998'e kadar çizdiği kült eseri Kyou Kara Ore Wa!!, Türkçesiyle "Bugünden İtibaren Ben!!". (Seri başladığında çoğunuz portakalda vitamin, toprakta potasyumdunuz, düşünün.)


Manga 366 bölümden oluşuyordu, normal gruplar gibi her hafta birer bölüm vermek olacak iş değildi. Grup kurucusu ve çevirmeni Canavar Vasfi, üniversitede 3. sınıfı bitirmişti ve yaz tatilini bu çok sevdiği manganın çevirisine adamaya kararlıydı. Program bilen bilmeyen gönüllü arkadaşlarını toplayıp bu işe girişti.


Tarihler 30 Temmuz 2014'ü gösteriyordu. Türk bayrağının tek tük göründüğü Batoto bir anda şimdiye kadar hiç görünmeyen 4 sıra tek grup tek manga ile adeta bir ağacın fırtınada kalışı gibi sarsıldı! (Kaptırdım gidiyorum... bi durıyım dimi... ehm.)


Devamında yaz boyunca çeşitli zamanlarda 4'er 5'er gelen bu mangalar, daha önce Kyou Kara Ore Wa mangasından habersiz Türkçe bilen ben dahil birçok Batoto sakininin oldukça merakını cezbetti. Şimdi bu muhabbet çok bayık biliyorum da, pek Türkçe manga okumakla alakam olmadığından kolay kolay da Türk gruplarının işine bakmazdım. Laf olsun diye merak edip baktıklarımın maalesef bir çoğunda, bunu çeviren kişilerle aynı dili konuşup konuşmadığımı sorgulardım içimde.


Ancak Hesperion ve çevirileri gerçekten farklıydı, hakeza manganın kendisi de öyle! İlk okuduğumda aklımdan geçen "İkinci bir Beelzebub-Steve olayıyla karşı karşıyayız sayın seyirciler!" oldu. Hala buralarda mı bilmem, Steve isimli şahsına münhasır çevirmenin zamanında (2011 civarı olsa gerek) Beelzebub ile olan ününün hatrı sayılırdı. Malum Beelzebub da Kyou Kara Ore Wa gibi serseriler diyarında geçen ve çevirmenini Türkçe'ye adaptasyonunda zorlayacak argo ifadelere sahipti. Steve'in çevirilerini okurken ise İshiyama Lisesi bize adeta bir Çeliktepe Cengizhan Lisesi gibi geliyor, onlarla anırıp onlarla dövüşüyorduk. İsmini vermeye tırstığım bazı komikli gruplar gibi mangayı belaltı küfürlere boğup, konuşma balonuna sığmıyor diye konuşmayı yarım çevirip bırakmıyordu, her şeyiyle çok iyiydi. Tanımıyorduk ama Steve hepimizin "reyis"iydi.


"Steve reyis"i de andıktan sonra konuya döneyim. Çünkü kendisinin bende sebep olduğu duygulara bloglar yetmez. En güzeli ise "Aman yareppi, istenince mangalar Türkçe'ye adam gibi çevrilebiliyormuş demek, yaşasın ühühühü." Dediğim gibi bu 2011 falandı ve ben çok az grup biliyordum. Bugün kendim de benzer işlere kalkıştıysam, sebeplerden biri Steve'dir, çünkü ilk feyz aldığım adam kendisidir. Çevirdiklerimizle yanına yaklaşırız umarım bir gün.


Biraz Kyou Kara Ore Wa'nın konusundan bahsetmek gerekirse, ilk önce sizden tanıdığınız başroldeki aptal shounen karakterlerini unutmanızı isteyeceğim. Çünkü burada ana karakter bilindik shounen karakterleri gibi güçlü ama EQ'su düşük bir embesil değil, tam bir çakal. Çakal ve it. Serseri kelimesi bu adam için çok hafif kaçıyor o yüzden it diyorum. İşin tuhafı, özünde bir o kadar da iyi.

Öykü ise 90lı yıllarda geçiyor, 80li yıllarda tüm dünyaya yayılan Bruce Lee etkisinin özümsendiği vakitler. Gençler hep bir yakuza olmak, herkese racon kesmek, herkese kendini ispatlamak derdinde. 

Karakterleri ile birbirine zıt iki genç adam, Mitsuhashi ve İtou, aynı liseye başlayacaklardır. Fakat ikisi de ortaokuldaki sade imajlarından kurtulup liseye muhteşem bir giriş yapmak istemektedirler. İkisi de aynı kuaföre gidip kafalarını abuk subuk modellere sokup ayrılırlar ve ertesi gün okulun ilk gününde çok hoş biçimde tanışırlar. Daha sonra ayrılmaz birer ikili hale geleceklerdir. Ancak bu ikililik birbirine destek çıkmak manasında bir dostluk değil, genel olarak Mitsuhashi'nin birilerine itlik yapması ve İtou'nun Mitsuhashi'nin itliklerine tahammül etmesi ile anlamlanan bir birliktelik. (Saçma mı geldi? Okuyun anlayın.)

Seride yok yok. Kan, ter, gözyaşı, aşk, nefret, aşk üçgeni, beşgeni, deliyürek, delibörek, racon kes, kabak kes, mafya, erkekliğin onda dokuzu kaçmak, ha bir de okul hayatı... Ancak serinin en kuvvetli yanı komedisi. Ağlayana kadar güleceğinizin teminatını veriyorum. Bir örnek:


Şimdi anlatınca öyle şey olmadı ama aslında valla çok komik bi sahne :((
Btw, Rikocuyuz ezelden ccc riko ccc


Ayrıca karakter çeşitliliği bakımından da One Piece ile rahat yarışabileceğini söyleyebilirim. Her bölümde farklı bir tip ortaya çıkıyor ve nasıl beceriyorsa Mitsuhashi her seferinde bu tiplerle papaz olmayı beceriyor. Hesperion ise bunu çok başarılı biçimde Türkçe'ye aksettiriyor. En son 158. bölümün günceli verildi. Sanıyorum yaza kalmadan tamamlanacak. Devamında güzel projelerle devam etmelerini umuyoruz.

Efendim, sözün özü okuyun okutturun. Buyrun güncel haberleri ve indirme linklerinin bulunduğu bloglarının linki, Batoto linki, buyrun Manga-tr linki.

Öhm. Ayrıca naçizane belirtmek isterim ki, bir süredir bu güzel projeyi yapan gruba silicilik yaparak ufak da olsa yardımım dokunmakta. Onlar da sağ olsunlar şurada ve creditlerinde bana kalpleri kadar temiz bir sayfa açtılar. Son iki aydır yatışta olup işleri sermiş olsam da yavaş yavaş toparlanıyorum inşallah, halledeceğiz. Siteye girmişken müziğin sesini de açın, güzel şarkılar var o tepedeki şeyste.

Nice böyle güzel manga-başarılı grup kombinasyonlarında daha görüşmek üzere, esen kalın.

Ps: Tamen De Gushi güncelleri şurada ve malum sitelerde devam ediyor. Her gün bir bölüm vermeye çalışıyorum. Meraklılarına duyrulur. ^^

{ 10 yorum ... okuyun veya yeni yorum yazın. }

  1. Bayağı ilgimi çekti sanki biraz Onizuka havası hissettim o yüzden kesin bir bakıcam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayyynen öyle üstüne bastın ayağını kaldır mugichan :D onizuka, gokusen biraz bu tarz evet, ama bu çok daha komik. (onizuka gibi sapıklık da pek yok)

      Sil
    2. Oo iyi bari Onizuka'yı çok sevsem de ecchisi bazen gına getirebiliyor :D Bir de eski mangaların çizimleri ilgimi çekiyor eski tekniklerle yapıldığı için çok göze hitap etmiyor ama daha samimiler :D

      Sil
  2. Bence de harika bir seri ya. Crows dan daha samimiler hatta. Manganın genel içeriği falan olarak. İtou favorim :D Fansub böyle devam eder de bir an önce bitirirler umarım :) bu arada notu aldım takipteyim :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayende crows diye bi seri olduğunu öğrendim sağol sedda :D
      bi ara bakiyim ona da.

      evet itou çok tatlı dimii. hele kyoko'yla böyle karşılıklı kurlaşmaları çok şirin *-*

      Sil
  3. Seriyi takip ediyordum yalnız Yazınız çok güzel olmuş cidden okuyunca seriyi hemen okuma seyri geldi bende :) Lakin tamamlanması beklemem gerek :) Güzel tanıtımınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. Kyou Kara Ore Wa ciddi komedi bir seri kendisi okuyana bi sekilde bu mangayla gözgöze gelmis herkese ayni etkiyi yapar "ic mizahiniz pörtler" bu yazi da digerleri gibi cook sevildi ^^

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar Forever. Bu makaleyi bir arkadaşım sayesinde ulaşıp okuma fırsatı buldum ve şu anki duygularımı ifade etmek güç geliyor. Makaleye göz atmışken siteni de bir kurcalayayım dedim ve gördüklerim beni gerçekten mutlu etti. Özgün ama sevecen bir formatın var, insanda okuma mecburiyeti hissettiriyorsun ki bu şahane bir şeyi.

    Çeviri yapmaya Mangaframe admini olarak devam etsem de emeklilik günlerim uzak değil. Boynuz kulağı geçer derler. Umarım bu tavrını bozmayıp kendini daha da geliştirirsin. Manga-anime sektöründe fark oluşturanlar senin gibiler çünkü.

    Sağlıcakla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşınıza minnetarım size bu yazıyı ulaştırdığı için, hiç okuyacağınıza dair ümidim yoktu çünkü. :)

      Ne denir bilemedim şimdi kelime bulamıyorum, yorum için çok teşekkürler :)

      Buralarda olduğunuzu bilmek çok güzel. Emekliliğinizin ileri bir tarihe atılması dileğiyle :D

      Sil
  6. Beni de Steve kadar mutlu ettin Young-chan. Yazıyı okudukça, hatırladıkça mutlu oluyorum.

    YanıtlaSil

Oyalanan ne yav?

Bendeniz efendim. Dikkat dağınıklığı göbek adım, oyalanmak hayatımın bir parçası. İşte bu oyalanmalarım neticesinde başlayıp yarım bıraktıklarımın güncesini tutmak istedim.
Hoş geldiniz :)

ps: Yukardaki abla Honey&Clover'dan Hagu olur, çok severim zatını.

(bunu yazarken bile canım sıkıldı gideyim bir çay alayım)

Ne idüğüm burada belli.

Fotoğrafım
Hayat tarzım blögümün adı Çok severim anime mangayı

Feysbuk sayfamız

İzleyiciler

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © her türlü oyalanan - Black Rock Shooter - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan