türkçe manga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2015 Pazar
höööyttt ccc inu dede ccc


İlk bölümün ertesi günü hazırlayacağım dediğim ikinci bölüm hazır. Kusura bakmayın, dört günlük tatilin rehavetine kapıldım. Utanmadan anime izledim manga okudum falan. Buyrun bölüm burada.

İndirip okumak için tık.

Çevirmene "ibretlik çeviri kardeş" demek için tık.

Önceki yazıda mangayı tanıtacağım diye uğraştığımdan, bu işe nasıl kalkıştığımızı anlatamamıştım. Kendime de kişisel tarihimde not olması açısından anlatmak istiyorum.

Serinin çevirmeni Oramakomaburamako, yaklaşık 2 hafta önce Manga-tr.com'da bir duyuru açmıştı. Burada sevdiği serilerin çevirileri yaptığını, dileyenin çevirmenine ithaf vermek karşılığında bu çevirileri düzenleyerek yayınlayabileceğini belirtti. İlk çevirmeye başladığı seri ise malumunuz İnuyashiki idi.

Bu seriyi ben de uzun zamandır Batoto'da beğenerek okuyordum hatta çevirmeyi düşünüyordum. Ancak tarz olarak yapabilir miyim emin olamamıştım, oldukça ağır yerleri vardı. Elimdeki tek şeritlik webtoonları bile kağnı hızıyla verirken bunu yapamazdım. Bir de çevirmeye kalksam dikkat çekecek bir seri olacaktı ve insanları bekletmekten kanser edecektim. Bir korkum da çeviri kalitesini pek önemsemeyen bir grubunun bu seriyi alıp mahvetmesiydi. O yüzden bir türlü kalkışmamıştım, her zamanki gibi başka grup almasın diye içten içe dua ediyordum. (Story of Someone We Know ve Ore Monogatari için de hala dua ediyorum T__T) Ben kafamda bin dereden su getirirken gün oldu 12 Nisan 2015 :)

Tesadüfen o gün Orama'nın duyurusunu görünce içim bir op etti, atladım sitesine hemen çevirilerini okudum. Daha iyisi olamazdı! Aynı gün içinde verdim teklifimi, çünkü okuyanları biliyor bu seri kapanın elinde kalacağı bir manga. Orama da çevirilerini kullanmamı kabul etti sağ olsun. Ben hala kağnı hızındayım da, umarım en kısa zamanda kendisine de yetişeceğim. 

Şunu da belirteyim, okuduğunuz her bölüm size sunulmadan önce kendisinin de onayından geçiyor. İlgisini eksik etmediği ve sorularımı cevapladığı için kendisine minnettarım. Herhangi bir arkaplanı olmadan başlattığımız bu ortaklıkla seriye yakışır güzel bir çalışma ortaya koyacağımızı umuyorum.

Kendisi şu postunda sonraki başlayacağı serilerden de bahsetmiş. Okuyucularının ve bilhassa çeviri gruplarının göz atmasını tavsiye ediyorum. Böyle kaliteli çevirmen kolay kolay bulamazsınız, kaçırmayın. :)

Görüşmek üzere.

ps: okumadıysanız şimdiden resimdeki trolleme için kusura bakmayın :P


22 Nisan 2015 Çarşamba


Ne o, yakışıklı çocuğu görünce hemen atladın bakıyorum? Hmm?
Hayallerinizi yıkacağım ama manganın asıl kahramanı bu yağuşuklu değil.



Bu dede. Ta kendisi. 

Bu amcamız ciğerimi yaktı, öyle böyle değil. Hali içler acısı.
"Ay Japonlar çok saygılı millet" diye bikbikleyenin suratına suratına fırlatılası bir seri.

Yeni mangamızın konusu şöyle:
Bu dedemiz, İnuyashiki, evli ve iki oç babasıdır. (Niye küfrettiğimi okuyunca anlarsınız.) Bu karısı olacak yağ tulumu ve iki oç'u, senelerce sırf onlar için çalışmaktan totoma dönmüş, ne yapıp edip para biriktirip ailesi için müstakil ev alan evliya gibi babalarını beğenmemekte, hor görmektedirler. İnuyashiki de Türk değil ki anam, "böyle çoluk çocuk avrat mı olur hağuna" diyip ekleştiriversin iki tane. Caponcuk bu. 

Velhasıl, bu adamcağızımız hiç bir şeyden şikayet etmez, ağrıyan sırtım bükülen belim demeyip hala çalışmaya devam etmektedir. Adam 58 yaşındadır ama 88 gösterir. Doktora gittiğinde mide kanseri olduğunu, 3 aylık ömrü kaldığını öğrenir. O vakit oturup düşündüğünde, şu dünyada baki kalan bir hoş sedası bile olmadığını anlar. Ardından üzülecek bir köpeği vardır. Kuş uçmaz kervan geçmez bayır bir yerde itine sarılıp ağlarken tepesine uzaylılar iner ve.... 

Noluyoruz ya? 

Küçük Emrah filmi anlatırken Hollywood'a sıçrayış yapıverdik. Vallahi öyle oldu.

Meşhur Seinen serisi Gantz'ın mangakası Oku Hiroya'nın aksiyon, dram, bilim kurgu türündeki yeni serisi İnuyashiki ile tanıştınız. Umarız memnun olursunuz. 

Oku Hiroya'dan her şeyin ama her şeyin beklenebileceğini sadık okuyucuları iyi biliyorlar. Çizimlerinin gerçekçiliği ayrı, konunun sahiliği ayrı vuruyor. O sahicilik içine kattığı doğaüstü öğeler ve olay örgüsü ise sıradan insanın hayal gücünün çok ama çok ötesinde.

Kaliteli çevirisi ve yetenekli diliyle sevgili bağımsız çevirmenim Oramakomaburamako çevirdi, ben de Mataramasuko düzenledim. 


Düzenlerken ettiğim küfrün hadde hesabı olmadı yalnız.
Mangayı okurken o kadar içselleştirmemiştim ancak editlerken her balondaki konuşmayı tek tek alıp yapıştırıyorsunuz ya hani, ben de o sırada her birine tek tek cevap verdim. 

-----Dikkat ağız bozuluyor, bozuluyor... aha bozuldu.-----

- Çık kiçikmiş...Piç! 
- Beğenemedin mi tüylü bamyeaaa!
- Kimsin lan sen ergen bozuntusu!
- Bak bak bak laflara bak laflara.
- Piç kurusu.
- O lepiskalarını elime dolayıp o kolilerin içine gömsem beeee.
- Piçin evladı! (pardon dede kusura bakma)
- Ay bu da kadın olcak adamcağızı koydu gitti insan utanır be!
- Baban kazansın sen ele yedir afferim beyinsiz piç.
- Önce donunu kendin yıka öyle konuş lepiska!
- Ay bu kesin komşu oğluna kancayı atacak görüyor musun, babasını rezil edecek bir de.
- Oğlunu dövmeyen dizini döver yaaa gördün mü İnüş dedee??
- %&/()=?+^&/(^

(Acaba konunun başına +18 mi yazsaydım. Nys...)

Okuyucularım, ben normalde böyle biri değilim. Şiddete meyyalim vallahi dertten! 
Okuyun derdime derddaş olun! 

Daha hikayenin başındayız ama, hatırlatayım. Çok değişik mevzular bizi bekliyor.


Bu yazıyı yazmadan az önce bölümü manga-tr'ye yükledim ve sevgili mangatr müdavimlerinin onayına sundum. Serinin etkileyicinin anlaşılması açısından örnek teşkil etmesi için, chatbox'ta bölümü henüz okuyan arkadaşın tepkisini paylaşmak istiyorum. Kendisi yetkili görünümlü yetkisiz bir abi olup, sitenin helpdeskidir.

o forever ben oluyorum. :p

Bu da devamında şımaran ben: 

- istedi işte?!
(olsun ben yalvarmalarını istiyordum nihahah)


Yani, bir okuyan bir okumayan pişman sayın seyirciler :p

Uzun lafın kısası, online okuma linkleri:   Manga-tr tık.      Batoto tık.  
İndirmek için de buraya tık.

Çevirmene "tişikkirlir tirkinimi" demek içinse şuraya tık.

Görüşmek üzere! :)



2 Nisan 2015 Perşembe
İtiraf:
Ben bu resmi Hesperion'un blogunda görüp orijinal çizim sanmıştım. 
Ondan başlamıştım mangaya aslında. Meğer fanartmış. Nys...


Bu yazıyı o kadar uzun zamandır yazmak istiyorum ki, yazmak istediklerim birikti, umarım toparlayabilirim. Batoto insanları neden bahsedeceğimi gayet iyi biliyorlar.

Batoto ana sayfası bundan yaklaşık 7-8 ay önce, yanıbaşında mini mini Türk bayraklarını tutmuş gelen bin atlı akınlarda çocuk gibi şen Hesperion çevirileri ile tanıştı. 


Bu grubun çevirdiği tek manga vardı; Hiroyuki Nishimori'nin 1988'den 1998'e kadar çizdiği kült eseri Kyou Kara Ore Wa!!, Türkçesiyle "Bugünden İtibaren Ben!!". (Seri başladığında çoğunuz portakalda vitamin, toprakta potasyumdunuz, düşünün.)


Manga 366 bölümden oluşuyordu, normal gruplar gibi her hafta birer bölüm vermek olacak iş değildi. Grup kurucusu ve çevirmeni Canavar Vasfi, üniversitede 3. sınıfı bitirmişti ve yaz tatilini bu çok sevdiği manganın çevirisine adamaya kararlıydı. Program bilen bilmeyen gönüllü arkadaşlarını toplayıp bu işe girişti.


Tarihler 30 Temmuz 2014'ü gösteriyordu. Türk bayrağının tek tük göründüğü Batoto bir anda şimdiye kadar hiç görünmeyen 4 sıra tek grup tek manga ile adeta bir ağacın fırtınada kalışı gibi sarsıldı! (Kaptırdım gidiyorum... bi durıyım dimi... ehm.)


Devamında yaz boyunca çeşitli zamanlarda 4'er 5'er gelen bu mangalar, daha önce Kyou Kara Ore Wa mangasından habersiz Türkçe bilen ben dahil birçok Batoto sakininin oldukça merakını cezbetti. Şimdi bu muhabbet çok bayık biliyorum da, pek Türkçe manga okumakla alakam olmadığından kolay kolay da Türk gruplarının işine bakmazdım. Laf olsun diye merak edip baktıklarımın maalesef bir çoğunda, bunu çeviren kişilerle aynı dili konuşup konuşmadığımı sorgulardım içimde.


Ancak Hesperion ve çevirileri gerçekten farklıydı, hakeza manganın kendisi de öyle! İlk okuduğumda aklımdan geçen "İkinci bir Beelzebub-Steve olayıyla karşı karşıyayız sayın seyirciler!" oldu. Hala buralarda mı bilmem, Steve isimli şahsına münhasır çevirmenin zamanında (2011 civarı olsa gerek) Beelzebub ile olan ününün hatrı sayılırdı. Malum Beelzebub da Kyou Kara Ore Wa gibi serseriler diyarında geçen ve çevirmenini Türkçe'ye adaptasyonunda zorlayacak argo ifadelere sahipti. Steve'in çevirilerini okurken ise İshiyama Lisesi bize adeta bir Çeliktepe Cengizhan Lisesi gibi geliyor, onlarla anırıp onlarla dövüşüyorduk. İsmini vermeye tırstığım bazı komikli gruplar gibi mangayı belaltı küfürlere boğup, konuşma balonuna sığmıyor diye konuşmayı yarım çevirip bırakmıyordu, her şeyiyle çok iyiydi. Tanımıyorduk ama Steve hepimizin "reyis"iydi.


"Steve reyis"i de andıktan sonra konuya döneyim. Çünkü kendisinin bende sebep olduğu duygulara bloglar yetmez. En güzeli ise "Aman yareppi, istenince mangalar Türkçe'ye adam gibi çevrilebiliyormuş demek, yaşasın ühühühü." Dediğim gibi bu 2011 falandı ve ben çok az grup biliyordum. Bugün kendim de benzer işlere kalkıştıysam, sebeplerden biri Steve'dir, çünkü ilk feyz aldığım adam kendisidir. Çevirdiklerimizle yanına yaklaşırız umarım bir gün.


Biraz Kyou Kara Ore Wa'nın konusundan bahsetmek gerekirse, ilk önce sizden tanıdığınız başroldeki aptal shounen karakterlerini unutmanızı isteyeceğim. Çünkü burada ana karakter bilindik shounen karakterleri gibi güçlü ama EQ'su düşük bir embesil değil, tam bir çakal. Çakal ve it. Serseri kelimesi bu adam için çok hafif kaçıyor o yüzden it diyorum. İşin tuhafı, özünde bir o kadar da iyi.

Öykü ise 90lı yıllarda geçiyor, 80li yıllarda tüm dünyaya yayılan Bruce Lee etkisinin özümsendiği vakitler. Gençler hep bir yakuza olmak, herkese racon kesmek, herkese kendini ispatlamak derdinde. 

Karakterleri ile birbirine zıt iki genç adam, Mitsuhashi ve İtou, aynı liseye başlayacaklardır. Fakat ikisi de ortaokuldaki sade imajlarından kurtulup liseye muhteşem bir giriş yapmak istemektedirler. İkisi de aynı kuaföre gidip kafalarını abuk subuk modellere sokup ayrılırlar ve ertesi gün okulun ilk gününde çok hoş biçimde tanışırlar. Daha sonra ayrılmaz birer ikili hale geleceklerdir. Ancak bu ikililik birbirine destek çıkmak manasında bir dostluk değil, genel olarak Mitsuhashi'nin birilerine itlik yapması ve İtou'nun Mitsuhashi'nin itliklerine tahammül etmesi ile anlamlanan bir birliktelik. (Saçma mı geldi? Okuyun anlayın.)

Seride yok yok. Kan, ter, gözyaşı, aşk, nefret, aşk üçgeni, beşgeni, deliyürek, delibörek, racon kes, kabak kes, mafya, erkekliğin onda dokuzu kaçmak, ha bir de okul hayatı... Ancak serinin en kuvvetli yanı komedisi. Ağlayana kadar güleceğinizin teminatını veriyorum. Bir örnek:


Şimdi anlatınca öyle şey olmadı ama aslında valla çok komik bi sahne :((
Btw, Rikocuyuz ezelden ccc riko ccc


Ayrıca karakter çeşitliliği bakımından da One Piece ile rahat yarışabileceğini söyleyebilirim. Her bölümde farklı bir tip ortaya çıkıyor ve nasıl beceriyorsa Mitsuhashi her seferinde bu tiplerle papaz olmayı beceriyor. Hesperion ise bunu çok başarılı biçimde Türkçe'ye aksettiriyor. En son 158. bölümün günceli verildi. Sanıyorum yaza kalmadan tamamlanacak. Devamında güzel projelerle devam etmelerini umuyoruz.

Efendim, sözün özü okuyun okutturun. Buyrun güncel haberleri ve indirme linklerinin bulunduğu bloglarının linki, Batoto linki, buyrun Manga-tr linki.

Öhm. Ayrıca naçizane belirtmek isterim ki, bir süredir bu güzel projeyi yapan gruba silicilik yaparak ufak da olsa yardımım dokunmakta. Onlar da sağ olsunlar şurada ve creditlerinde bana kalpleri kadar temiz bir sayfa açtılar. Son iki aydır yatışta olup işleri sermiş olsam da yavaş yavaş toparlanıyorum inşallah, halledeceğiz. Siteye girmişken müziğin sesini de açın, güzel şarkılar var o tepedeki şeyste.

Nice böyle güzel manga-başarılı grup kombinasyonlarında daha görüşmek üzere, esen kalın.

Ps: Tamen De Gushi güncelleri şurada ve malum sitelerde devam ediyor. Her gün bir bölüm vermeye çalışıyorum. Meraklılarına duyrulur. ^^

Oyalanan ne yav?

Bendeniz efendim. Dikkat dağınıklığı göbek adım, oyalanmak hayatımın bir parçası. İşte bu oyalanmalarım neticesinde başlayıp yarım bıraktıklarımın güncesini tutmak istedim.
Hoş geldiniz :)

ps: Yukardaki abla Honey&Clover'dan Hagu olur, çok severim zatını.

(bunu yazarken bile canım sıkıldı gideyim bir çay alayım)

Ne idüğüm burada belli.

Fotoğrafım
Hayat tarzım blögümün adı Çok severim anime mangayı

Feysbuk sayfamız

İzleyiciler

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © her türlü oyalanan - Black Rock Shooter - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan