24 Ocak 2016 Pazar
Sömestr tatilinin az trafikli bir pazar gününden merhaba.
Bu sefer sevgili Roromiya'nın meşhur challenge'larından ilhamla buradayım.
Challenge ne be diyeniniz olursa, aslında Türkçe karşılığı "meydan okuma".
Neden İngilizce'sini kullandığımı sorarsanız, maalesef meydan okumak tam bu anlamı vermiyor. Challenge artık bu konularda bir terim gibi olduğu için böyle devam edeceğim. TDK şapkaları kaldırıp getireceğine bunlara bir çare bulsun.
Özetle bu challenge terimi nedir sorusunu cevaplarsak, kendi kendine bir süreliğine hedef koyarak kendi kendine meydan okuma aktivitesi.
Bloggerlar bildim bileli bu tür şeylere kalkışır ve sonuçlarını biz okuyucularla paylaşırlar. Bunların en meşhuru kitap okuma challenge'ları. Örneğin bu ay 10 kitap okuyacağım der kişi, 1 ay sonra yapıp yapamadığını ve bu sürede challenge ile ilgili yaşadıklarının özetini aktarır. Bu ne işe yarar? Kişinin gaza gelmesine yarar, millete rezil olmayayım diye yapmaya söz verdiği işini yapmak için daha çok gayret etmesine sebep olur, hem kendine hem de benzer şekilde kendine meydan okumak isteyenlere de deneyim olur. Faydalı bir şey yani.
Roromiya da blogunda benzer şekilde "hayat challenge"ları yaparak bize ilham oluyor sağ olsun. Geçen haftaki Heterophobia Fansub güncelinde yazdıklarından sonra kendisinden challengelarından bahsetmesini de istedikten sonra kafamda ampül yanmıştı. "Neden manga çevirme challenge'ı yapmıyorum ben?" diye.
"Ben" diyorum şimdilik çünkü hazırlamam gereken mangalar çok fena yığılmış durumda ve haftaya elim iş ve ev konusunda rahatlayacak.
İşimde bu hafta zorlu bir rapor hazırlama sürecini bitirdim, sonuç olarak manga namına hiçbir şey yapamadım ve haftaya daha rahat olacağım, bu demek oluyor ki akşamları kafam kazan olmayacak ve manga çeviri/editine kafa ayırabileceğim. (malum bu iş zaman kadar, içinde başka şeyler dönmeyen kafa da istiyor) Ayrıca haftaya annem yanıma geliyor, yani akşamları yemek hazırlama derdi olmayacak nihehehe. (feminizm ananızın yemeğini tadana kadar efendim)
Velhasıl, ben de dedim bu birikmişleri bir toparlayayım da bu challenge'a adım atayım. Haber vermeden başlayacağım için üzgünüm, eğer beraber yapmak isteyen arkadaşlar varsa bir sonraki haftalarda yarış yapalım. Çünkü ben bu hafta başlamazsam hiç başlayamam.
Efendim, tek tek size şunu şunu yapacağım diye sıralamak yerine, neredeyse 1 aydır çeşitli işlerim için kullandığım Trello'dan bir sayfa hazırladım.
Çok ama çok faydalı bir site olduğu için biraz da bu bahaneyle ufak bir tanıtımını yapmak istiyorum sizlere.
Buyrun buyrun çekinmeyin.
Önce sağda çıkan gri panelin üstündeki çarpıya tıklayın bir kapatın onu. Haaah.
Şimdi dilediğinizce kurcalayın efendim. Sağa sola çekiştirin, dilediğiniz yere tıklayın. İsteseniz de bir şeyi değiştiremezsiniz korkmayın. Üsttekiler manga isimleri bu arada, bölüm sayıları için tek tek içlerinde ayrı birer kısım oluşturdum.
Bu ekrana "board" (ki istediğiniz sayıda oluşturabiliyorsunuz),
BİTTİ BEE! , COUSIN falan diye olanlara "liste",
o listelerin içindeki tek tek şeylere de kart deniyor.
Kartlara her birine ayrı isim verdiğiniz etiketleri ekleyebiliyorsunuz.
Hani yukarıda her kartın içinde yanyana renkli 3 çizgi var ya, işte onlar.
Mesela benim etiketlerim şunlar:
etiketler
Aşağıdaki resimde ise Cousin 3 kartındaki etiketlerimi görüyorsunuz.
Yeşil "kendi başına", sarı "düzenleme" ve mor "çeviri".
Kendi başıma olduğum, çeviri ve düzenlemesini yapmam gereken bir iş olduğundan bu şekilde etiketledim. Dilersem tek etiket üzerinden arama yapıp sırf o işleri listeleyebiliyorum, çok işe yarıyor.
Bu kartların içine dilersem resim, 10 mb'a kadar herhangi bir dosya, veya checklist ekleyip tikleyebiliyorum falan. Bu listelere başka kullanıcılar da eklenip beraber kullanılabiliyor.
Aslında manga gruplarının epey işine yarayabilecek bir sistem. Çeviriyi bitiren buraya atabilecek, anında hem editörü hem admini görecek, altında yorumlar yazılarak iletişim kurulabilecek. İşin aslı, ben de bu siteyi tesadüfen yabancı bir manga grubunda görmüştüm.
Öyle işte arkadaşlar, karıştırınca anlaşılıyor. Bilenleri zaten biliyordur. Bunu aslında şirket içi işler için interaktif kullananlar var, böyle basit işler için değil. Şurada ayrıntılı ve güzel bir anlatım var: http://www.vidobu.com/egitim/trello-ile-proje-yonetimi/5142/trello-nedir-ve-nasil-isler
Şimdi efendim, benim niyetim bu hafta bu listelerde gördüğünüz işleri bitirmek. Orada bayağı bir iş var aslında, bitirirsem süper olur ama yapabildiğim kadar kendimi zorlamak istiyorum.
Zorlarken de işin içine sizleri de katmak istiyorum.
Hani maksat rezil olmamak için herkese şeffaf olmak ya, maksat aksiyon olsun.
Şimdi ben bu kartlardaki işlerin her birini yaptığımda, bitirdiğim işin kartını ilk resimde yer alan en soldaki BİTTİ BEE! listesine atacağım. Yani sürekli değişecek gördükleriniz.
Girip yorum da yapılabilir aslında, valla çok mutlu olurum. Bunun için de üye olmanız yeterli.
Şuradan üye olabilirsiniz. (Bu arada bu tamamen bedava bir sistem.)
(Ve kendi listelerinizi oluşturduğunuzda aslında dışa kapalı oluyor, ben bilerek açtım. Yani burada linkinizi bilen biri listelerinizi göremez. Benim bu hesapta başka 4 "board"ım daha var mesela ama dışarı kapalı olduğundan görünmüyor.)
Üye olduğunuz vakit hem kendi listelerinizi oluşturabilir, hem de benim sayfamda bu kartları açıp altlarına yorumlar yapabilirsiniz, gelen bildirimlerle anında göreceğim.
Ne yorum yapacağım derseniz, ne bileyim "yaa şu mosspacayı öne al, ciğerimiz soldu bekleye bekleye" veya "on saattir bişi bitirmedin uyuyonmu aloo" veya "ganbatte forever" gibi her şeye açığım.
En sonunda da haftaya pazar günü yeni bir blog yazısı hazırlayacağım, hep beraber dananın kuyruğunun kopup kopmadığını göreceğiz.
Bu arada bunu mim gibi düşünebilirim gibi geldi. Madem öyle bütün manga işiyle uğraşan arkadaşları mimliyorum buradan.
Bana şans dileyin!
25 ocak eklemesi: bu haftanın iki güzel çelıncı daha var! (ayağımı sürttüm de)
Onlara da bakmayı unutmayın! :)
Mugi'nin kitap okuma challenge'ı için tık!
Roromiya'nın manga challenge'ı için tık!
22 Ocak 2016 Cuma
Çok pis tipi yağan bir İstanbul akşamından selamlar.
"Ağğ forever sen bu kadar üst üste yazar mıydın?" diyen var mı bilmiyorum ama ben diyorum.
Az bir şey deyip çıkacağım. (yalan)
Dün Mugi'yle sohbet ederken, şu Türkçe manga çevirisi aleminde ne çok çevirgen fekat ne az editçi yani düzenleyici olduğu geliverdi aklıma. Eh, yüzde 99'umuz ben dahil Photoshop kullanmayı profesyonel olarak bilmiyoruz, düşe kalka öğrenerek yaptığımız şeylerle ortaya çıkıyoruz.
Manga düzenlemek isteyen çok arkadaş var aslında, ama photoshop çok detaylı bir program. Teorik bilgi olmadan, sıfır bilgiyle başına oturup çözebileceğiniz bir program değil maalesef. Geliştirmek için en azından temel bilgi gerektiriyor.
Bazı gruplar bu konularla alakalı çok güzel vidyolar hazırlıyorlar, ama her şeyi vidyolara sığdırmak mümkün değil. Belki de gösterdiler ben göremedim bilmiyorum. Türkçe mangalara bakarken sıklıkla gördüğüm durumlar oluyor çünkü. Mini minicik bile olsa sonuçları fark ettiren minik detaylar olabiliyor, madem öyle bir işe yarayıp kendi bildiğim kadarlarıyla bu açığın bir kısmını kapatayım dedim.
Hem bu işe adım atmak isteyen arkadaşlara da yardımcı ufak kaynakçıklar olur, Türkçe mangalar için gereken devasa editör açığının kapanmasına yardımı olur.
Bundan sonra seri halinde (postun başındaki #1 dikkatinizi çekmiştir), aklıma geldikçe vaktim oldukça bir şeyler aktarmaya çalışacağım. Bu işle ilgilenen diğer blogger arkadaşlarımdan da vakitleri oldukça benzer dersler bekliyorum. :)
Goygoy bitti, işe geçelim.
Hain emelim için Cherry Boy That Girl'ün 4. bölümünü kullanıyorum. Annesi çevirisini attı, ben de en kısa zamanda editini bitircem inş amin.
Ne yapacağız?
bunu.
Bazı fontlarla edit yaparken balona sığdıramama sorunu yaşarsınız çünkü fontun satır aralığı yüksektir. Kullanırken mecburen ufaltmak zorunda kalırsınız. Ufacık bir ayarla, satır aralıklarını istediğiniz kadar bırakabilirsiniz.
Yukarıdaki iki yazıda aynı puntoda font kullanmama rağmen farklı duruyorlar.
Bakalım ne farklıymış:
1. resim - kırmızılı yere dikkat lütfen.
Bunda hiç ayar yapmadım. Her yazıda otomatik o ayar Auto olarak atanır.
2. resim - tekrar kırmızılı yere bakalım. Auto yazan yere 3.5 yazdım. Neden 3.5 yaptım? Çünkü fontun kendi puntosu 4 ve ben satır aralığını daha düşük yapmak istiyorum.
Eğer satır aralığı büyütmek ya da düşürmek istiyorsanız, o ayarla oynamanız gerekmekte. Bu kadar.
Görüşmek üzere. (aa kar durmuş)
ps: bu arada manga şeysi sayfamız yenilendi baktınız mı? :*
Tag :
//
editçi
,
Tag :
//
editör
,
Tag :
//
manga düzenleme
,
Tag :
//
manga edit
,
Tag :
//
mini mini photoshop ipuçları
,
Tag :
//
photoshop
13 Kasım 2015 Cuma
Bu açıklamayı aslında Mugichan için hazırlamıştım, sonra dedim niye tüm insanlığa sunmayayım?
Posta tag atmıyorum stalklanıp tepemize binilmesin diye.
Lakin bilin yoldaşlar, raffmanga IS NOT DEAD!!
Yani en azından otakumole.ch hesabı olanlar için :)
Yine Mugichan sayesinde ölmediğini öğrendim bu sitenin, çözmesi bana nasip oldu. Sınavlardan haşat olmuş beyincağızını daha beter yorup bizi yeni yazılardan mahrum bırakmaması için bu şeysi hazırladım. :)
Yeni sistemde nasıl okunacağına dair aldığım ekran görüntülerini aşağıya atıyorum. Anlamayan sorsun lütfen. Mugi nasılsa anlar diye en ilkelinden uğraşmadan yaptım çünkü :d
Görüşmek üzere. :)
Posta tag atmıyorum stalklanıp tepemize binilmesin diye.
Lakin bilin yoldaşlar, raffmanga IS NOT DEAD!!
Yani en azından otakumole.ch hesabı olanlar için :)
Yine Mugichan sayesinde ölmediğini öğrendim bu sitenin, çözmesi bana nasip oldu. Sınavlardan haşat olmuş beyincağızını daha beter yorup bizi yeni yazılardan mahrum bırakmaması için bu şeysi hazırladım. :)
Yeni sistemde nasıl okunacağına dair aldığım ekran görüntülerini aşağıya atıyorum. Anlamayan sorsun lütfen. Mugi nasılsa anlar diye en ilkelinden uğraşmadan yaptım çünkü :d
Görüşmek üzere. :)
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
2 Kasım 2015 Pazartesi
Eveeet.
(90larda program açan sunucu eveti, a.k.a “ne diyecektim lan ben”)
Merhaba.
Ben hani şu her Cuma güncel verecek olan Forever. Naber?
Her şeyde oyalanıp da ikinci günceli sarkıtamayacağımı mı düşünmüştünüz? Ya da düşünmüştüm?
Yoo. Şimdiye kadar neyi düzenli yaptım ki.
Yayın başlığına 3 hafta önce karar verdiğimden (bkz: yungsu’yu güncele getirmekle ilgili bişiys) bu bahaneyle Yungsu’yu güncele getirene kadar güncel vermedim.
Cumartesi sabahın köründe bitirip online okuma sitelerine attıysam da, güncel yazmaya üşendim.
Başka bahaneler bulup bir sonraki cumayı beklemeden artık yazayım dedim.
Nitekim buradayım.
Güncelimizin bahis konusu manhwa'mızla tanışma hikayemden başlayayım.
Temmuz ayının sıcak yaz gecelerinden birinde tesadüfen ilk iki bölümüne denk geldiğim bir seriydi Yungsu’s Spring, Korecesi’yle Yeongsuui Bom. İkinci bölümün ortasında öyle bir kahkaha koyuverdim ki, Karagümrük yankılandı sayın okuyucu. Uğur Arslan vakti zamanında Karagümrük’ü yakarken bile böyle çığlık atan olmamıştır, o derece.
Serinin komedisini bizim Türk tarzı mizaha benzettiğim için ve muhabbetini yapabileceğim insan sayısını çoğaltmak istediğimden çevirmek istedim. Akabinde Batoto’da çevireni Aren’e ulaştım. Kendisi 17 yaşında ABD’de yaşayan liseli bir kız, Kore asıllı. Bu çok sevdiği manhwa’yı arkadaşları da okusun istediğinden başlamış bir yerden çevirmeye, atmış Batoto’ya. Sağ olsun bana da izin verdi, tepe tepe kullan dedi. Kendisi temmuzda bir kampa gidip ağustosta dönecek ve çeviriye devam edecekti. Fakat Deviantart hesabında belirttiğine göre sınava hazırlanıyormuş ve uzun süre buralara uğrayamayacakmış. Neyse ki çevirdiği son bölümün sonuna “dileyen grup devam ettirsin lütfen” diye belirtmişti. Şimdiye kadar herhangi bir grup almadı. Ama ben bu yazıyı okuduktan sonra EGS’ye gidip istek yapacağım, evelallah bırakmayız.
Manhwa’mıza dönelim, artık tanıtalım.
Yungsu’s Spring
Kore Webtoon’u, 2014 Aralık
Tür: Komedi, Aşk ve Feminizm
(Bu son janr ben ve Mugi’nin ortak görüşü, böyle ofişıl bir janr aslında yok. Anlatacağım.)
(manhwa yeni yayınlanmaya başladığı sırada
Kore'nin shoujo Jump'ı Wink dergisine kapak olmuş.
resim çizerinin blogundan.)
"Hayatının “baharını” yaşayamamaktan şikayetçi Yungsu, fotoğrafçılık bölümünde okuyan bir üniversite öğrencisidir. Bir gün yine fotoğraf çekerken, objektifine bir kız takılır ve Yungsu nihayet beklediği bahara kavuşur, aşık olmuştur. Aniden tutulduğu bu kızı tanımak için elinden geleni yaparken, hiç tahmin etmediği şeylerle karşılaşır."
Bu “bahar” mevzusu Uzakdoğu halklarına özgü bir tabir, okuya izleye bize de anlamı aşina gelir oldu. Aşkla geçen zamanlarına “bahar” diyor kendileri. Aşk yoksa baharları gelmemiş oluyor.
Bizde de çeşitli Türk sanat Müziği eserlerinde benzer ifadeler geçiyor lakin halk diline bu denli inmiş değil.
Misal, baharı bekleyen kumrular gibi isimli şarkı. Okurken buyrun dinleyin. (Okuyorsa bilhassa ebo beye armağanımdır asdsad)
Efendim Yungsu'yu okuyanlar zaten biliyor gerçi, okumayanlar için diyeceklerim var.
Öncelikle gidip rahat rahat okuyun. Belaltı espirilere çok mesafeli değilseniz size sağlam kahkaha attırma sözü veriyorum. Daha sonra gelin buradan sonrasını okuyun. Çünkü düşündükçe siz de farkına varacaksınız; bu seri komediden ibaret değil. Ya da beni okuyun sonra manhwaya bakın, bilemedim. Size kalmış.
Dipnot: Kore yapımı mangalara manhwa deniyor. Bundan sonra da bu şekilde adlandıracağım.
Şimdi, bu hikayede diğer manga-mahwalardan farklı olarak bildiğimiz kadın erkek rolleri takla attırılmış durumda. Bunun da örnekleri var evet. Ama bu manhwada her iki rol de en ağır haliyle ve o ağır halleriyle takla attırılmış durumda.
Hikaye kahramanı ve anlatıcımız Yungsu, son derece naif, kibar ve loli derecesinde saf bir erkek. Askerden yeni gelmiş, “baharım gelmeden kışa döndü” diye türküler yazmakta, az kaldı dama çıkıp miyavlayacak bir çocukcağız. (Kore’de anneler pek iyi çalışmıyor sanırsam)
Görür görmez çarpıldığı “doğal” güzellik İyang ise, tam tabiriyle hödüğün önde gideni. (Mugi’nin deyişiyle ruh öküzü hahahah) Yungsu ise İyang’ı bu hödüklüğüne rağmen doğal bularak aşkla bağlanıyor… Gibi gibi.
İyang sonsuz bir özgüven ve rahatlıkla orta yerde burnunu karıştıran, gaz çıkaran, arkadaşlarına el şakaları yapmaktan kaçınmayan (cücük hareketi de yapsa tam olacak), toplumda “kız gibi” olan ne varsa tam tersi olan bir garip adem kızı.
Gelelim yukarıda neden aşk ve komedi türünün yanına kendi kafamdan feminizm janrı eklediğime ve yine sevgili Mugi’nin “o webtoonu anca sen çevirirdin he feminizm kokuyo çünkü” deyişinin sebebine. (ehe)
O kadar şirinlikli kız karakterlerle bezeli manhwa dünyasında, aslına bakarsanız İyang akıl alacak gibi bir karakter değil. Genç kız ve kadınlara tek tip olmaları için dayatılan her türlü zorlama “zarafet” ve “incelikten” ölümüne uzak, dilediği gibi hayatını yaşayan ve bundan hiç gocunmayan bir karakter. Özetle “toplumun takdir ettiği kadın” olarak değil, kendi istediği insan olarak yaşayan bir genç kadın. Siz takdir edersiniz etmezsiniz bilemem, kendisi fazlasıyla feminist bir karakter benim gözümde. Doğru veya yanlış olması da kendi bileceği iş, biz sadece dayatmalara karşıyız.
Niye abarttım bu kadar, ne var bunda? Estetik teknolojisinin son hız ilerlediği, en aktif sektörlerden olduğu zamanlarda da, hele de günümüz Kore’sinde, kadınların yasal yaşı atlar atlamaz güzellik için kırdırmadıkları kemiğini bırakmadığı bir ülkede böyle bir öz eleştiri cidden büyük aykırılık taşıdığını düşünüyorum. Kore'nin göbeğinde, yaş ortalaması 20 olan okuyucuya böyle bir eserle seslendiği için çizeri Lee Yoonhee'nin iyi bir cesaret örneği gösterdiğini düşünüyorum. (Kore'de estetik konusuyla ilgili +16 görüntüler içeren şu haber makalesi çevirisini okuyabilirsiniz.) [Türk örneklerinden haberi olmayanlar, günde 700 bin hit alan şu forumun estetik bölümü paylaşımlarına göz atmanızı tavsiye ederim.]
Tabii koca Kore bir çizgiromanla "aa biz yanlış yapıyoruz, hadi değişelim" diyecek hali yok. Ancak karikatür mizahı böyle bir şey. En azından farkındalık yaratıyor, güldürürken oturup bir düşündürüyor.
Tabii manhwada özeleştiri bu kadarla yetinmiyor. İyang da her ne kadar dilediğince davransa da bu şekilde toplumda var olamayacağının farkında ve bir şekilde adapte olmaya çalışıyor. Ancak işler o kadar basit değil, hafiften sarpa sarıyor. Spoilera kaçmadan burada kesiyorum, sizi okumaya davet ediyorum. Bakalım İyang’ı olduğu gibi kabul ettiğini sanan Yungsu’nun aşkı mı kazanacak, yoksa toplum normları mı. Merakla bekliyoruz.
Bu arada manhwa'nın bu kadar toplum sorunlarına bindirilecek bir ciddiyeti yok. Okurken bunlar aklınıza belki gelmeyecek bile. Sadece kendi çıkarımlarım. Siz muhtemelen okurken gülmekten kırılacaksınız ve ben yazdığımla kalacağım. Yani katiyyen bu sıkıcılıkta değil, taahhüt ediyorum.
3. bölümü manga-tr'ye yüklediğimin hemen akşamı, okuyan yorumlarından aldığım ekran görüntüsünü paylaşsam, biraz ispat niteliğinde olur sanırım :)
3. bölümü manga-tr'ye yüklediğimin hemen akşamı, okuyan yorumlarından aldığım ekran görüntüsünü paylaşsam, biraz ispat niteliğinde olur sanırım :)
Şu an İngilizcesiyle beraber bizimki de 5. Bölümde. Bir 19 bölümümüz daha var. Az önce gittim EGS’de istek de yaptım. Oh, bundan iyisi can sağlığı.
Güncelde Yungsu’s Spring dışında birkaç bölüm Tamen De Gushi, 1 Bölüm Mavi Manga’ya yeni ortak projemiz Futari No Renai Shoka veeeeee kıymetlim çok sevdiğim Ikuemi Ryou-sama ‘nın nihayet başladığım Cousin’ı var.
Hepsi Bato.to, Manga-tr.Com'da ve bu blogun üstünden tıklayarak ulaşabileceğiniz MANGA ŞEYSİ sayfasında mevcut.
(Bu arada bu sabah Futari’nin yeni çevirisi sevgili Psykhe’ye uçtu, yarın veya sonraki gün bloglarında olur. Takip edenlerin bilgisine.)
[Gokusen de devam ediyor, yakında 2 bölüm de oradan gelecek.]
<< Mugilock Çeviri’yle yaptığımız Cherry Boy That Girl’ün 3. bölümü de yolda.>>
//parantez kalmadı\\
Artık onların hikayeleri sonraki güncellere. :)
Hepsi hakkında görüşlerinizi beklerim. Daha fazla uzatıp destana çevirmeden yazıyı burada bitiriyorum.
Sağlıcakla kalın, görüşmek üzere. :)
Tag :
//
cousin
,
Tag :
//
feminiklik
,
Tag :
//
feminizm
,
Tag :
//
futari no renai shoka
,
Tag :
//
ikuemi ryou
,
Tag :
//
yeongsuui bom
,
Tag :
//
yungsu türkçe
,
Tag :
//
yungsus spring
16 Ekim 2015 Cuma
Serin bir İstanbul akşamından herkese merhaba!
Önceki postta söz verdiğim gibi, bu akşam bitmeden sizlere güncel sunuyorum.
Oyalanan
Manga'nın ilk ofişıl günceline buyrunuz efendim.
böyle yazınca da
ne kadar az olduğu yüzüme vuruldu... nys...
Efendim, giriş resminden de anlayacağınız üzere benim bir derdim
var.
Ey okuyucum... Daha doğrusu okumayıcım...
Senin bu yazacaklarımı okuma ihtimalinin son derece düşük
olduğunun farkındayım, lakin bir umutla yine de yazacağım. Belki görür de
sorularımı cevaplarsın diye.
Haberin geliyor, ss alıp gönderiyor arkadaşlar, ya da muhabbet
esnasında söylüyorlar.
Çeşit çeşit gruplara gidip, "Mosspaca diye bir webtoon var,
HER YERE BAKTIM KİMSE ÇEVİRMEMİŞ siz yapsanıza." diyormuşsun........
En son Heterophobia Fansub forumunda görünce resmen
"hiğğğğ"ledim. Dahası, oraya gidip aynı şeyi Tamen de Gushi için de
yapmışsın....
Neyse ki bu güzel insanlar yorulmayıp üşenmeyip bu adresi
veriyormuş sana...
Ama ben seni anlamak istiyorum.
Gün aşırı facebookta beni bu seri için dürten arkadaşlarda
da internet var, sende de.
Hadi Batoto'yu saymıyorum. Manga-tr'nin yorumlarıyla destek
veren sayısız okuyucusunda da internet var, sende de.
Onlar da manga okumayı seviyor, sen de.
Online okumuyor olabilirsin amma velakin, hiç online
okumuyorsan da bu mangaların varlığını nerden öğreniyorsun çok ama çok merak
etmekteyim.
Adım sanım duyulmuş değil, zaten tek kişiyim ağır aksak
çeviriyorum, farkındayım. Bi Heterophobia'nın yanında kum tanesi kadarım,
evet.
Ancak hepimiz bu mangaları aynı yerlere yüklüyoruz be anacım.
Bakması çok mu zor? Biz de seninle aynı yollardan geldik, en son girdik
mutfağa. Sahiden anlamıyorum bak.
Dayanamadım sana laflar hazırladım okumayıcı. Stalk ederim
bırakmam okumayıcı. Üzüldüğüm zaman üzme huyum var benim,
üzebilirim. Rahat vermem feysbuklarda bak.
Çekilmez bir
kadın oldum çekilmeeezz
Uykusuz, aksi,
NALEEETT
Bu yaptığım iş
ayıp rezalet
Fakat elimde
değil gülüm
Elimde değil
okuyucum
Seni
kıskanıyorum
Beni
affet
Beni affet
okuyucum
Beni affet
.......
Git de ki bu gruplara, bu oyalanan mıdır ne halttır çok yavaş
çeviriyor, bok gibi çeviriyor, totoma benziyor, o bıraksın siz çevirin de, her
şeyi de.
Hatta yavaşlığım için gel bana burdan feysten chatten küfret,
saydır, babama söv. (anne olmasın ltfn)
Ama "hiç bir yerde yok" DEME gözünü
seveyim.
Oysa Türk manga okuyucusunun en çok kullandığı iki manga okuma
sitesine de ne yapsam anında yüklüyorum, sektirmiyorum. Bi Batoto, bi Mangatr
ikisinde de var.
Ne yapayım, bastırıp evine mi postalayayım? Elden getireyim
istersen he?
Sayın okumayıcılar, bu ilk güncelimi size adadım, umarım size verdiğim değeri
anlatabilmişimdir. Umarım bir gün yolumuz kesişir, karşılıklı mütalaa ederiz bu konuyu.
Evet. Şimdi sakinim. ( ͡° ͜ʖ ͡ °)
1 saat önce demlediğim çayı daha şimdi bardağa
koydum. Bir saat sonra da içerim herhalde.
Sevgili okuyucularım, nihayet sizinle başbaşa
kaldık.
Dilerseniz geleneği bozmayayım, mangadan bahis
açılmışken başlama hikayemi
de anlatayım. ^^
de anlatayım. ^^
Sevgili Sedda'nın ricasıyla, korka korka başladığım bir seriydi
Mosspaca. Sebebi de ağır gitmemdi. Buna rağmen bunların üstüne başka serilere
başlamam ayrı bir çelişki, farkındayım çaktırmayın. (Sedda'cım umarım
buralardasındır, az yazdığım için beni unutmamışsındır.)
Mosspaca Advertising Department - Mosspaca Reklam Ofisi
Webtoonlarıyla ünlü iki çizer, Old Xian ve Tan Jiu'nun
kendileriyle ve patronları Moss ile ilgili komedi skeçleri çizdikleri haftalık
yayınlanan webtoon.
Old Xian, HF tarafından çevrilen meşhur shounen ai serisi 19 Tian'ın, Tan Jiu
ise naçizane çevirdiğim shoujo ai serisi Tamen De Gushi'nin yazar ve çizerleri.
İkisi dönüşümlü olarak Mosspaca'yı da çiziyorlar. Moss ise bu bu iki ve
Mosspaca'yla beraber üç manhua'nın editörü oluyor.
Mosspaca serisi sayesinde sevdiğimiz serileri ortaya çıkaran
sanatçıları da daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Tabii bu manhua'da olan
biten her şey kurmaca, ancak en azından olaylara verdikleri tepkilerle
kişiliklerini yansıttıklarını düşünüyorum şahsen.
Konu nedir diye sorarsanız, bahsettiğim sanatçıların ve editörün
reklam ajansı işletmeye çalışmaları sırasında yaşadıkları komik anlar. Arada
tamamen kendilerinden bağımsız başka hikayecikler çizerek de bu reklamları
yapıyorlar. Bu arada ciddi ciddi firma reklamları var manhua'da, tabii sevimli
bir şekilde yedirilerek.
Online okumak veya indirmek için, sizi blogun üstünde yer alan MANGA ŞEYSİ butonuna basmaya
davet ediyorum. Çevirisi veya editi tarafımca yapılan her şeyin sıralı okuma ve
indirme listesi orada mevcut. Ayrıca anında güncelleniyor.
Bu haftalık güncelimizin bir diğer kahramanı, ayıla bayıla
başladığım bir Kore yapımı manhwa Yungsu's Spring. Önümüzdeki hafta onu
İngilizce günceline getirmeyi planlıyorum. Haftaya güncel yazısında da bu
seriden bahsetmeye niyetim var. Okumadıysanız ve merak ediyorsanız yine sizi şu
linke alacağım: MANGA
ŞEYSİ
Bu akşamlık benden bu kadar. Bu güncelden başka her şeye benzeyen
güncel yazısını okuduğunuz için teşekkür eder, hafta sonunuzu dilediğiniz gibi
geçirebilmenizi dilerim. Bence çok güzel bir temenni oldu bu. :)
Haftaya görüşmek üzere.
TL;DR: GÜNCELLER BURADA : MANGA
GÜNCELLERİ BÜTÜN LİNKLER
Tag :
//
mosspaca
,
Tag :
//
mosspaca advertising department
,
Tag :
//
mosspacayı kim çeviriyo
,
Tag :
//
tamen de gushi
12 Ekim 2015 Pazartesi
kutsal sorana kırılırım.
blogun sağında yazıyo ya :(
Uzun zaman aradan sonra merhaba.
Hani eski yayınlarda blogda güncel vermeyeceğim, niyetim yok demiştim ya.
Vazgeçtim. Artık her cuma akşamı buradan güncel vereceğim.
Ne yalan söyleyeyim, yazmayı özledim.
Facebook sayfası ve hesabı açmıştım bir süre önce, bilenler var buradan. (beğenin beğenin çekinmeyin :P) Lakin facebook başka bir olay, uzun uzun yazamıyorsun orada, yazınca bir garip oluyor sanki. Benden başka uzun yazan görmedim zaten. Canım blogum gel öpüjem :*
Aslına bakarsanız bu blogu açma amacım da uzun süre ara verdiğim yazma özlemimi gidermekti. Sonra nereden çıktıysa manga işine bulaştım, elimi verdim kolumu kaptırdım. Yazı işi de kaldı. En azından istediğim gibi yazı yazma işi kaldı. Genelde manga yazınca, araya başka konu da sokamadım. Bu yüzden arada buraya gelip farklı konularda bir şeyler yazsam da taslakta bırakıp yayınlamamıştım konu alakasız diye. Blog yazılarım ekseriyetle uzun ama çok aralıklı oldu. Eski sözlükçülüğümüzden kalma olsa gerek. Yaz babam yaz, oradakiler okuyor nasıl olsa. Oysa burası öyle değil. Tepki az olunca soğuyorsun sanki.
Bir de bu blogger sandığımdan zahmetli bir şey çıktı, daha doğrusu ilkel. Şimdiki aklım olsa wordpress'te açardım. Orasını burasını düzeltmeye çalışırken de bıkmıştım biraz açıkçası.
Bu güncel işi sayesinde bloga da uğramak için bahanem olacak. Mangalara başlayışım olsun, chat muhabbetleri olsun, sıkıcı iş hayatım olsun çeşit çeşit muhabbetlerle kafanızı ütülemeye geliyorum. Yağmurlar da başladı, sıcak sıcak ütü iyi gelir. :P
Ayrıca ne zamandır Mugi'nin mimlerine, Roromiya'nın çelınçlarına iç geçirip duruyordum, açılınız geliyorum. :) (Mugi de sık yazabilsin kampanyası :(
Uzun lafın kısası, haftanın en sevdiğim zamanı olan cuma akşamı görüşmek üzere.
Hamiş: Bu arada çevirileri her zamanki gibi anında Bato.to ve Manga-tr.Com'a yükleyeceğim, anında Oyalanan Manga Facebook Sayfasından da haber vereceğim. Sadece ekstradan cuma akşamı burada toplu duyuru yapacağım. Sistemde değişen bir şey yok yani. Sevgiler. ^^
Tag :
//
fuzuli






























